Rahim Sarkması

İdrar torbası sarkması ve İdrar kaçırması

Pelvik Organ Prolapsusu

Pelvik Organ Prolapsusunda tedavi prolapsusun şiddetine, semptomlarına, hastanın genel sağlık durumuna, cerrahın tercihi ve kapasitesine göre değişir.


Sebep :

Irk ve etnik köken, genetik faktörler, kollajen yapı özellikleri


Başlatıcı faktörler:

Gebelik ve doğum, pelvik sinir, kas ve/veya destek dokusu hasarına neden olan travmalar, geçirilmiş jinekolojik cerrahi


Hızlandıran faktörler:

Yaşam tarzı ile ilişkili diğer olası risk faktörleri (Yaş, menopoz, sigara, kronik konstipasyon, kronik obstruktif akciğer hastalıkları vb) 


Uygun tedavi seçenekleri; konservatif, mekanik veya cerrahi tedavilerdir. Hafif derecede prolapsusu olan, çocuk sahibi olmak isteyen veya cerrahiyi kabul etmeyen hastalara genellikle konservatif veya mekanik tedaviler uygulanır.


Pelvik organ prolapsusunun yönetiminde cerrahi amaçları


· Normal vajina anatomisinin restorasyonu

· Normal mesane fonksiyonunun sağlanması veya restorasyonu

· Normal barsak fonksiyonunun sağlanması veya restorasyonu

· Normal cinsel fonksiyonun sağlanması veya restorasyonudur.


Laparotomi veya laparoskopik olarak abdominal yoldan yapılabilen operasyonlar yanında vajinal yol da POP cerrahisinde önemli bir yer tutar. Bunların yanında POP’ta cerrahi olmayan, konservatif tedavi yöntemleri de mevcuttur.


Pelvik organ prolapsusu (POP) yaşlı kadınlarda daha sık rastlanılan ve hayat kalitesini önemli ölçüde azaltan bir problemdir. Ortalama yaşam süresinin uzaması ve daha kaliteli bir yaşam arzusu, orta ve ileri yaş grubu kadınların sağlık sorunları içinde önemli bir paya sahip olan ve pelvis tabanı yetmezliğinden kaynaklanan klinik tabloların, gittikçe artan oranda jinekoloji pratiğine girmesine ve tedavi ihtiyacına sebep olmaktadır.


POP, jinekoloji polikliniğine başvuran 20–59 yaş grubundaki kadınların %30’nu, elli yaş üzeri kadınların ise yarısından fazlasını etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Bir kadının 80 yaşına kadar olan hayatı boyunca pelvik organ prolapsusu nedenli opere olma riski % 11.1 dir.

 Pelvik organ prolapsusu etyolojisinin çok etkenli olduğu bilinmekte olup, pelvis tabanı hasarının gelişmesine katkı sağlayan birçok risk faktörü bildirilmektedir.


Doğum ve histerektomi gibi nedenlerle pelvik taban kaslarının nöromüsküler harara uğraması, gebelik, obezite, kronik öksürük ve konstipasyon gibi intraabdominal basıncı arttıran durumlar, östrojen seviyesinin azalması, menopoz, genetik yatkınlık, kollajen ve konnektif dokudaki değişikliklerin neden olduğu metabolik anormallikler pelvik organ prolapsusu için temel risk faktörleri arasında sayılabilir.


Pelvik organ prolapsusları ve üriner inkontinans pelvik taban bozukluklarına bağlı olarak gelişen ve sıklıkla birbirlerine eşlik eden patolojilerdir. Prolapsusu olan hastaların % 13-82’sinde inkontinansta vardır. Pelvik organ prolapsusu nedeni ile opere edilen olguların %20’sine aynı anda anti-inkontinans prosedürleride uygulanmaktadır

Antalya da En iyi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ödülünü aldım.


5. Düzenlenen Altın Çerçeve ödül töreninde ödüller sahiplerini buldu, En İyilerin seçildiği gecede Op. Dr. Halil Ilgın'da ödüle layik görüldü...



%100 GİZLİLİK


GİZLİLİK BİLDİRİMİ


Antalya kliniğimize başvurma sebebiniz ve kişisel bilgileriniz yasal haklarınız kapsamında (T.C. Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliği R.G. 01.08.1998, 23420) tamamen gizli tutulacaktır.


Başka şahıslara kişisel bilgileriniz, hastalığınız ve tedaviniz hakkında bilgi verilmez.

Bilgi Almak için Arayın